Dünya ekonomisi, sanayi devriminden bu yana en köklü değişim süreçlerinden birini tecrübe etmektedir. İklim değişikliğiyle mücadele, kaynak verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılması artık yalnızca çevresel birer duyarlılık konusu olmaktan çıkmış; küresel ticaretin yeni normlarını belirleyen, rekabetçilik parametrelerini yeniden tanımlayan ve finansman kanallarına erişimi doğrudan etkileyen stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. |
Bu değişim rüzgarının merkezinde yer alan Türkiye, "2053 Net Sıfır Emisyon" vizyonu ve Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum süreci doğrultusunda, sanayi sektörünü daha yeşil, daha verimli ve daha dayanıklı bir yapıya kavuşturmak adına Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ni (Türkiye Green Industry Project - P179255) hayata geçirmiştir. Dünya Bankası desteğiyle, Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından fonlanılan ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen bu şemsiye niteliğindeki proje, toplam 450 milyon ABD doları tutarındaki bütçesiyle Türk sanayisinin geleceğini şekillendirmeyi hedefleyen çok katmanlı bir finansal ve teknik destek mekanizmasıdır. | ![]() |
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, sadece bir hibe veya kredi programı değil; aynı zamanda sanayicinin, teknoloji geliştiricilerin ve araştırma kurumlarının bir araya gelerek ülkenin yeşil büyüme ekosistemini inşa ettiği kapsamlı bir yol haritasıdır. Projenin kurgusu, imalat sanayindeki işletmelerin karbon ayak izlerini azaltmalarını sağlarken, aynı zamanda bu dönüşüm için gerekli olan yerli teknolojilerin geliştirilmesini teşvik edecek şekilde tasarlanmıştır. Bu bağlamda proje; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB ve TÜBİTAK gibi üç ana yürütücü kuruluşun iş birliğiyle, sanayinin farklı segmentlerine ve ihtiyaçlarına hitap eden üç temel bileşen üzerinden yürütülmektedir. |
| Türkiye Yeşil Sanayi Projesinin Amaç ve Hedefleri | |
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’nin ana felsefesi, ekonomik büyümenin kaynak kullanımından ayrıştırılmasını sağlamak ve Türk sanayisinin küresel değer zincirlerindeki konumunu koruyarak geliştirmektir. Bu temel felsefe doğrultusunda belirlenen amaç ve hedefler, hem kısa vadeli operasyonel iyileştirmeleri hem de uzun vadeli teknolojik bağımsızlığı kapsamaktadır. | |
![]() | Projenin birincil amacı, Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının sürdürülebilir ve verimli yeşil dönüşüm faaliyetlerini desteklemektir. Bu kapsamda, özellikle imalat sanayindeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) ve Büyük Ölçekli Firmaların üretim süreçlerini çevresel standartlarla uyumlu hale getirmeleri, enerji maliyetlerini düşürmeleri ve rekabet güçlerini artırmaları hedeflenmektedir. Özellikle Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi yeni ticaret bariyerlerine karşı Türk ihracatçısının direncini artırmak, projenin stratejik öncelikleri arasında yer almaktadır. |
Teknolojik açıdan bakıldığında proje, yeşil dönüşüm için gerekli olan teknolojik çözümlerin ticarileşmesini kolaylaştırmayı ve katma değeri yüksek yeşil ürünlerin geliştirilmesi için gerekli ekosistemi oluşturmayı amaçlar. Bu, Türkiye'nin sadece yeşil teknolojileri tüketen bir ülke olmaktan çıkıp, bu alanda yenilikçi çözümler üreten ve ihraç eden bir güç haline gelmesi vizyonunu desteklemektedir. Proje kapsamında desteklenen Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri, "Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası" ile uyumlu olarak enerji verimliliğinden döngüsel ekonomiye kadar geniş bir yelpazede yerli teknoloji kapasitesini güçlendirmeyi hedefler. | |
Projenin bir diğer kritik hedefi, sanayide dijitalleşme ve yeşil dönüşümü bir bütün olarak ele alan "İkiz Dönüşüm" (Twin Transition) yaklaşımını yaygınlaştırmaktır. Bu doğrultuda; yapay zeka, nesnelerin interneti (IoT) ve ileri veri analitiği gibi dijital araçların, kaynak verimliliği ve emisyon izleme süreçlerinde etkin bir şekilde kullanılması teşvik edilmektedir. Ayrıca proje, sanayi bölgeleri ve tesislerinde çevresel ve sosyal yönetim kapasitesini artırarak, iş sağlığı ve güvenliğinden toplum sağlığına kadar geniş bir alanda sürdürülebilir bir sanayi kültürü oluşturmayı amaçlamaktadır. | |
| Projenin Ana Bileşenleri ve Görev Dağılımı | |
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, beş yıllık bir uygulama süresi içerisinde birbirini tamamlayan üç ana bileşenden oluşmaktadır. Bu bileşenlerin her biri, yeşil dönüşümün farklı bir boyutuna odaklanarak sistemin bütünlüğünü sağlamakta ve sanayinin her seviyesinden aktörün projeye dahil edilmesini mümkün kılmaktadır.
| |
Bileşen 1: KOBİ’lerin Yeşil Dönüşüm Faaliyetlerinin Finansmanı | |
Projenin en büyük bütçeli parçası olan birinci bileşen, 250 milyon ABD doları tutarındaki kaynağıyla KOSGEB tarafından yürütülmektedir. Bu bileşenin temel görevi, imalat sanayinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin enerji ve kaynak verimliliği sağlamalarına, karbon emisyonlarını azaltmalarına ve döngüsel ekonomi modeline geçiş yapmalarına yönelik yatırımlarını desteklemektir. KOSGEB, bu bileşen kapsamında işletmelere faizsiz geri ödemeli kredi (finansman) sağlamakta ve bu finansmanın verimli kullanılması için rehberlik etmektedir. | |
Bu bileşen altında iki temel çağrı grubu oluşturulmuştur. Birinci alt grupta, sanayi KOBİ’lerinin enerji sistemlerini karbonsuzlaştırmak amacıyla güneş enerjisi (GES) yatırımları desteklenmektedir. İkinci alt grupta ise temiz ve döngüsel ekonomi prensipleri doğrultusunda; su verimliliği, hammadde verimliliği, atık yönetimi ve endüstriyel simbiyoz gibi alanlarda kapasite artırıcı yatırımlar finanse edilmektedir. KOSGEB'in bu bileşendeki görevi, sadece finansman sağlamakla sınırlı kalmayıp, KOBİ'lerin çevresel ve sosyal standartlara uyum süreçlerini de denetlemeyi içermektedir.
| ![]() |
Bileşen 2: Sanayi Kuruluşlarının Yeşil İnovasyon Faaliyetlerinin Desteklenmesi | |
TÜBİTAK tarafından yürütülen ikinci bileşen, 175 milyon ABD doları bütçeyle sanayinin teknolojik dönüşümüne odaklanmaktadır. Bu bileşenin görevi, sanayi kuruluşlarının yeşil dönüşüm süreçlerinde ihtiyaç duydukları teknolojik çözümlerin Ar-Ge ve yenilik yoluyla geliştirilmesini, prototiplerin üretilmesini ve bu çözümlerin ticarileşerek yaygınlaşmasını sağlamaktır. TÜBİTAK, bu süreçte hem hibe hem de geri ödemeli finansman modellerini kullanarak, firmanın büyüklüğüne ve projenin niteliğine göre esnek destek mekanizmaları sunmaktadır. | ![]() |
Bu bileşen kendi içerisinde üç alt programa ayrılmıştır: Firmalara stratejik yol haritası sunan Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği (1831), ticarileşme odaklı Ar-Ge projelerini destekleyen Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği (1832) ve geniş katılımlı teknoloji platformlarının oluşturulduğu SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği (1833). TÜBİTAK'ın bu süreçteki temel misyonu, Türkiye'nin yeşil teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve üniversite-sanayi iş birliğini yeşil hedefler etrafında konsolide etmektir.
| |
Bileşen 3: Teknik Destek ve Proje Yönetimi | |
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen üçüncü bileşen, 25 milyon ABD doları bütçe ile projenin genel yönetimi, teknik altyapısının kurulması ve stratejik yönlendirilmesinden sorumludur. Bakanlığın bu bileşendeki görevleri arasında; projeye dahil olan paydaşlar arasındaki koordinasyonu sağlamak, yeşil teknoloji taksonomisini tanımlamak ve sanayideki yeşil dönüşüm ihtiyaçlarını sektör ve teknoloji bazında analiz etmek yer almaktadır. | |
Ayrıca Bakanlık, yeşil dönüşümün ulusal düzeydeki görünürlüğünü artırmak, farkındalık oluşturmak ve çeşitli paydaşlar arasında ağ kurma (networking) faaliyetlerini kolaylaştırmakla görevlidir. Bu bileşen altında yürütülen "Yeşil İzleme Sistemi" gibi çalışmalarla, sanayi tesislerindeki emisyonların ve kaynak kullanımının veriye dayalı olarak izlenmesi ve politika geliştirme süreçlerine entegre edilmesi hedeflenmektedir. Bakanlığın bu bileşeni, projenin sadece bir finansman programı olarak kalmamasını, aynı zamanda Türkiye'nin yeşil sanayi politikalarının ana eksenini oluşturmasını sağlar. | ![]() |
| TÜBİTAK Yeşil Dönüşüm Destek Programları ve Uygulama Detayları | |
TÜBİTAK tarafından yürütülen programlar, Türkiye Yeşil Sanayi Projesi'nin teknoloji geliştirme ve inovasyon motorunu oluşturmaktadır. Bu programlar, bir firmanın yeşil dönüşüm yolculuğundaki farklı olgunluk seviyelerine hitap edecek şekilde kademeli bir yapı sunar. |
| TÜBİTAK 1831 | Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Programı |
TÜBİTAK tarafından yürütülen yeşil dönüşüm odaklı mentörlük programları (1831 ve 1601 bileşenleri), sürdürülebilir dönüşüm sürecine girmek isteyen Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin (KOBİ) teknolojik gereksinimlerini belirlemek amacıyla tasarlanmış bir rehberlik ve teknik yardım mekanizmasıdır. Programın temel motivasyonu; KOBİ'lerin mevcut durum analizlerinin yapılması, yeşil dönüşüme uygun iş modellerinin, tedarik zincirlerinin ve ürün gamlarının gözden geçirilerek kurumsal teknik yenilik kapasitelerinin güçlendirilmesidir. | |
![]() | Süreç, TÜBİTAK tarafından akredite edilen ve akademik/teknik birikimi yüksek kuruluşlar aracılığıyla yürütülmektedir. Bu "Çözüm Ortağı" ağında; üniversiteler, teknoloji geliştirme bölgeleri (teknoparklar) ile ticaret ve sanayi odaları gibi tecrübeli kurumlar yer almaktadır. Özellikle Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) gibi akredite çözüm ortakları, sanayi-akademi iş birliği çerçevesinde KOBİ'lere şu kritik hizmetleri sunmaktadır:
|
Programın finansman modeli, KOBİ'lerin üzerindeki mali yükü minimize ederek profesyonel danışmanlık alımını teşvik edecek şekilde kurgulanmıştır:
| |
Program çıktısı olan "Stratejik Yol Haritası Raporu", firmaların sonraki aşamalarda yararlanabileceği daha kapsamlı destek programları için bir referans teşkil etmektedir. Bu rapor; 1832/1833 Ar-Ge programları veya KOSGEB yeşil sanayi yatırım destekleri gibi finansman kanallarına başvurularda işletmenin elini güçlendirmekte ve kaynakların en doğru projelere kanalize edilmesini sağlamaktadır. | |
Program ve Güncel Çağrı Detayları için Tıklayınız.
| |
TÜBİTAK 1832 | Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı |
TÜBİTAK TEYDEB tarafından yürütülen 1832 Programı, sanayi kuruluşlarının üretim süreçlerini sürdürülebilir hale getirmeyi veya yeşil ürün geliştirmeye yönelik Ar-Ge faaliyetlerini ticarileştirmeyi amaçlayan bir finansman mekanizmasıdır. Programın odağını teorik çalışmalardan ziyade, prototip aşamasından ölçeklendirmeye ve pazara sunulma evresine kadar uzanan kritik süreçler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, sunulacak projelerin başlangıç Teknoloji Hazırlık Seviyesinin (THS) en az 5 olması ve süreç sonunda THS 9 seviyesine ulaşılarak ürünün ticarileştirilmesi hedeflenmektedir. Desteklenen faaliyetler; daha önce kamu destekli (TÜBİTAK, KOSGEB vb.) veya öz kaynaklı yürütülmüş ancak henüz ticarileşmemiş Ar-Ge çalışmalarının prototip geliştirme, validasyon, sertifikasyon testleri ve saha denemeleri gibi devam niteliğindeki aşamalarını kapsamaktadır. | |
Program kapsamında sermaye şirketlerine faizsiz geri ödemeli finansman desteği sunulmaktadır. Finansal destek oranları kuruluşun ölçeğine ve konumuna göre farklılık göstermektedir; bu oranlar büyük ölçekli kuruluşlar için %70, KOBİ’ler için %80 ve deprem bölgesindeki KOBİ’ler için %90 olarak uygulanmaktadır. Proje bütçe üst limitleri ise güncel revizyonlar neticesinde mikro ve küçük ölçekli firmalar için 11 milyon TL, orta ölçekli firmalar için 17 milyon TL ve büyük ölçekli kuruluşlar için 32 milyon TL olarak belirlenmiştir. KOBİ ve büyük ölçekli kuruluşların başvurusuna açık olan çağrıda, ortaklı başvuru yapılmasına da olanak tanınmaktadır. Desteğin geri ödeme süreci proje tamamlandıktan bir yıl sonra başlatılmaktadır. Başlangıç aşamasında toplam finansmanın büyük ölçekli şirketler için %50’si, KOBİ’ler için ise %40’ı geri ödenmek üzere talep edilmektedir. Ancak programın en özgün teşvik mekanizması, "Yeşil Dönüşüm Göstergeleri" (YDG) olarak tanımlanan performans hedeflerine bağlıdır. Proje sonunda birim üretim başına enerji veya su tüketiminde en az %10 iyileşme sağlanması ya da geri dönüştürülemeyen atık miktarının %10 azaltılması gibi kriterlerin karşılanması durumunda, geri ödeme oranları büyük şirketler için %30’a, KOBİ’ler için ise %20’ye düşürülerek desteğin önemli bir kısmı hibe niteliğine dönüştürülmektedir. Maksimum 24 ay süreli bu destek modeli, sanayicilere finansal yükü minimize edilmiş bir yeşil dönüşüm imkânı sunmaktadır. | ![]() |
Program ve Güncel Çağrı Detayları için Tıklayınız.
| |
| TÜBİTAK 1833 | SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği |
Sanayi Yenilik Ağları Mekanizması (SAYEM) kapsamında yürütülen 1833 programı, bireysel firma desteklerinin ötesine geçerek yüksek katma değerli yeşil teknolojiler etrafında kapsamlı ekosistemlerin oluşturulmasını hedeflemektedir. Programın temel amacı; özel sektör öncülüğünde, üniversiteler, araştırma merkezleri ve kamu kuruluşlarının bir araya geldiği "İhtisaslaşmış Ar-Ge ve Yenilik Platformları" aracılığıyla Türkiye'nin yeşil büyümesine katkı sağlayacak stratejik ürün gruplarının geliştirilmesidir. Bu mekanizma, sadece münferit bir ürün geliştirmeyi değil, o ürünün tedarik zinciri ve teknolojik yetkinlik ağını tesis ederek stratejik bağımsızlığı artıracak karmaşık sistemlerin yerli imkanlarla üretilmesini amaçlamaktadır. | |
SAYEM platformları, Ar-Ge projesi yönetimi tecrübesine sahip, büyük veya orta ölçekli bir "Yürütücü Kuruluş" liderliğinde yönetilmektedir. Bir platformun geçerli kabul edilebilmesi yürütücü kuruluş harici için en az 3, en fazla 9 ortaktan oluşan bir konsorsiyum yapısına sahip olması gerekir. Destek kapsamında, platformlar tarafından hazırlanan "Ürünleştirme Yol Haritaları" çerçevesinde yürütülen Ar-Ge, prototip geliştirme ve standart belirleme faaliyetleri finanse edilmektedir. Program, Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) 5 ve üzeri olan teknolojilerin, son kullanıcı iş birlikleriyle THS 9 seviyesine ulaştırılmasını ve ticarileştirilmesini beklemektedir. Bu süreçte elektrikli araç bileşenleri, yeni nesil batarya teknolojileri ve hidrojen ekosistemleri gibi kritik alanlara odaklanılması öngörülmektedir. Destek süresi, ek süreler dahil maksimum 36 ay olarak uygulanmaktadır. Toplam çağrı bütçesi 1,5 milyar TL olan programda, platform başına destek üst limiti 350 milyon TL olarak belirlenmiştir. Konsorsiyum içindeki ortaklar için belirlenen bireysel bütçe üst limitleri; büyük ölçekli firmalar için 70 milyon TL, KOBİ’ler için 18 milyon TL ve araştırma kurumları için toplam bütçenin %25'ine kadar destek tutarı seviyesindedir. | ![]() |
| Program ve Güncel Çağrı Detayları için Tıklayınız. | |
| Odak Ar-Ge ve Yenilik Konuları ve Teknolojik Öncelikler | |
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamındaki destekler, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak ve çevresel hedeflerine hizmet edecek belirli odak alanlarında yoğunlaşmaktadır. Bu odak konuları, hem 12. Kalkınma Planı hem de Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu bir çerçevede belirlenmiştir. Sanayide yeşil dönüşümün kalbinde "kaynak verimliliği" yer almaktadır. Bu kapsamda; enerji verimliliği (daha yüksek verimli fırınlar, atık ısı geri kazanımı), su verimliliği (proses suyunun geri kazanımı, su ayak izinin azaltılması) ve hammadde verimliliği (fire oranlarının düşürülmesi, malzeme ikamesi) en öncelikli Ar-Ge konularıdır. Ayrıca, dijital teknolojilerin bu süreçlere entegrasyonu; yani yapay zeka optimizasyonlu üretim sistemleri, ileri sensör ağları ve dijital ikiz uygulamaları da odak alanları arasındadır. Döngüsel ekonomi başlığı altında ise sürdürülebilir ve iklime dayanıklı atık geri dönüşümü teknolojileri büyük önem taşımaktadır. Özellikle tekstilde sentetik liflerin geri dönüşümü, gıda atıklarından organik gübre veya enerji üretimi, plastik atıkların kimyasal geri dönüşümü gibi konular desteklenmektedir. "Endüstriyel Simbiyoz" çalışmalarıyla, bir tesisin atığının veya enerjisinin başka bir tesis için kaynak olarak kullanıldığı entegre sistemlerin geliştirilmesi teşvik edilmektedir.
| |
![]() | |
Sektörel bazda bakıldığında, Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'ndan ilk etapta etkilenecek olan demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve kimya sektörleri kritik odak noktalarıdır. Bu sektörlerde; doğrudan indirgeme (DR) teknolojileri, yeşil hidrojenin proseslerde kullanımı, karbon yakalama ve depolama (CCUS) çözümleri, klinker oranını azaltan çimento katkıları gibi yüksek teknoloji gerektiren yenilikçi çalışmalar desteklenmektedir. İklim değişikliğine uyum tarafında ise aşırı iklim olaylarına karşı endüstriyel tesislerin direncini artıran teknolojiler, su stresi tahmini yapan modeller ve biyoçeşitliliği koruyan mavi ekonomi platformları gibi ileri seviye Ar-Ge konularına da yer verilmektedir. Bu odak konuları, Türkiye'nin yeşil dönüşümü sadece bir maliyet kalemi olarak değil, yeni bir sanayi devriminin sunduğu teknolojik fırsat penceresi olarak gördüğünün en somut göstergesidir. | |
| TÜBİTAK Tarafından Desteklenecek Tüm Ar-Ge ve Yenilik Konularını Öğrenmek için Tıklayabilirsiniz |
| Projenin Türk Sanayisine Uzun Vadeli Etkileri ve Gelecek Vizyonu | |
Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, bir kerelik bir destek paketi olmanın ötesinde, Türk sanayisinin yapısal bir dönüşüm geçirmesini tetikleyen stratejik bir katalizördür. Projenin tamamlanmasıyla birlikte elde edilecek kazanımların, Türkiye'nin ekonomik ve çevresel hedeflerine çok boyutlu katkı sağlaması öngörülmektedir. | |
![]() | Ekonomik açıdan en büyük kazanım, sanayinin enerji ve hammadde maliyetlerinde sağlanacak olan kalıcı düşüştür. Kendi enerjisini üreten, suyunu geri kazanan ve atığını hammaddeye dönüştüren bir tesisin rekabet gücü, geleneksel tesislere göre çok daha yüksek olacaktır. Bu durum, Türkiye'nin cari açığının en büyük kalemlerinden biri olan enerji ithalatının azaltılmasına da doğrudan destek verecektir. İhracat performansı açısından proje, Türk ürünlerinin "yeşil etiket" alarak küresel pazarlarda tercih edilmesini sağlayacaktır. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve SKDM gibi düzenlemeler karşısında Türk sanayisinin hazırlıklı olması, pazar payını korumasını ve hatta rakiplerinin önüne geçmesini mümkün kılacaktır. Özellikle TÜBİTAK kanalıyla geliştirilen yerli yeşil teknolojiler, Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna gelmesine hizmet edecektir. Toplumsal düzeyde ise daha temiz bir çevre, daha az emisyon ve sürdürülebilir bir sanayi kültürü, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir ülke bırakma hedefiyle örtüşmektedir. Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, sanayinin gelişimi ile çevrenin korunmasının birbirine zıt değil, birbirini destekleyen iki süreç olduğunu kanıtlayan bir model olarak Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon yolculuğundaki en önemli kilometre taşlarından biri olacaktır. |
| Ülkemiz Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası'nı İncelemek İçin Tıklayın | |