Dünya genelinde dördüncü sanayi devriminin itici gücü olarak kabul edilen yapay zekâ teknolojileri, sadece teknik bir üstünlük alanı olmanın ötesine geçerek ülkelerin ekonomik bağımsızlık, savunma sanayii kabiliyetleri ve toplumsal refah düzeylerini belirleyen stratejik bir disiplin haline gelmiştir. Türkiye, bu dönüşümün pasif bir takipçisi olmak yerine aktif bir oyun kurucusu olma vizyonuyla 2021-2025 yıllarını kapsayan Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’ni ilan etmiştir. Bu stratejik vizyonun hayata geçirilmesinde üniversitelerdeki akademik birikimin sanayiye aktarılması, yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin artırılması ve ekosistem paydaşları arasında sürdürülebilir iş birliği modellerinin kurulması kritik önem arz etmektedir. Bu noktada TÜBİTAK tarafından yürütülen 1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı, bilginin laboratuvardan pazara inişini hızlandıran en özgün ve yüksek etkili mekanizmalardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı, klasik Ar-Ge desteklerinden temel bir noktada ayrılmaktadır: Bu program, izole bir teknoloji geliştirme sürecini değil, çözümün doğrudan sahada uygulandığı ve sonuçlarının tüm ekosisteme yayıldığı canlı bir iş birliği modelini finanse etmektedir. Çağrının temel gerekçesi, Türkiye'deki şirketlerin yapay zekâ çözümlerine duyduğu ihtiyacın, yine Türkiye’de yerleşik üniversite ve araştırma merkezlerindeki bilgi birikimiyle karşılanarak, yerli teknoloji sağlayıcı KOBİ'lerin kaslarının güçlendirilmesidir. Bu yaklaşım, teknoloji ithalatını azaltırken, yüksek katma değerli ürün ve süreçlerin yerli imkanlarla geliştirilmesine olanak tanımaktadır.
Çağrının temel amaçları, akademik bilginin ticarileşmesinden insan kaynağı yetiştirilmesine kadar geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Öncelikle sanayinin ihtiyaç duyduğu özgün yapay zekâ çözümlerinin, yerli teknoloji sağlayıcı şirketlerce geliştirilmesi hedeflenmektedir. Üniversitelerde ve kamu araştırma merkezlerinde yerleşmiş olan teorik yapay zekâ uzmanlığının, şirketlerin rekabet gücünü artıracak somut uygulamalara dönüştürülmesi bu sürecin kalbini oluşturmaktadır. Ayrıca, yapay zekâ ekosisteminde yer alan KOBİ’lerin ve teknoloji odaklı girişimlerin desteklenerek büyümesi, ekosistem aktörlerinin aktif bir iş birliği modeline yönlendirilmesi ve en önemlisi bu alanda çalışacak nitelikli araştırmacı insan kaynağının yetiştirilmesi programın nihai hedefleri arasındadır.
Bu destek modelinin en özgün yanlarından biri, TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nün (YZE) katalizör ve koordinatör olarak konumlandırılmasıdır. YZE, geliştirilen çözümlerin temel entegrasyonundan sorumlu olmanın yanı sıra, projelerden elde edilen bilgi birikiminin anonimleştirilerek ekosisteme aktarılmasını sağlar. Bu sayede, bir projede öğrenilen dersler veya geliştirilen yazılım kütüphaneleri, fikri mülkiyet haklarını koruyarak diğer sektörlerin ve şirketlerin de istifadesine sunulur. Bu mekanizma, Türkiye'nin yapay zekâ alanında mükerrer yatırımlar yapmasını önleyen ve kolektif bir öğrenme süreci başlatan stratejik bir hafıza birimi işlevi görmektedir.
1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı, kaynakların en yüksek verimle kullanılabilmesi için belirli öncelikli alanlara odaklanmaktadır. 2025 yılı çağrısı kapsamında beş temel tema belirlenmiş olup, bu temalar Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak sektörleri temsil etmektedir.
Akıllı Üretim Sistemleri teması, sanayide dijital dönüşümün (Sanayi 4.0) geldiği seviyeyi yapay zekâ ile taçlandırmayı amaçlamaktadır. Kocaeli gibi ağır sanayi ve imalatın kalbi olan bölgelerde bu tema, üretim hatlarının verimliliğini artırmak, maliyetleri düşürmek ve ürün kalitesini iyileştirmek için hayati bir araçtır. Kestirimci bakım çözümleri sayesinde makine arızalarının önceden tespiti, dijital ikiz uygulamalarıyla üretim süreçlerinin simülasyonu, tedarik zinciri ve lojistik optimizasyonu gibi alanlarda yapay zekâ tabanlı Ar-Ge projeleri beklenmektedir. Bu çözümlerin model fabrikalarda görünür kılınması, sanayideki yayılım etkisini maksimize edecektir.
Akıllı Tarım, Gıda ve Hayvancılık alanı, gıda arz güvenliğinin ve sürdürülebilirliğinin kritik önem kazandığı bir dönemde stratejik bir önceliktir. Yapay zekâ temelli çözümlerin bu sektöre entegrasyonu; hassas tarım teknikleri, rekolte tahmini, hayvan sağlığı izleme ve gıda işleme süreçlerinde verimlilik artışı sağlamaktadır. Toplumsal fayda boyutu nedeniyle bu alandaki başvurular değerlendirme sürecinde ilave puan avantajına sahip olabilmektedir.
Finans Teknolojileri ve E-Ticaret, Türkiye’nin dijitalleşme oranının en yüksek olduğu sektörler arasındadır. Finans sistemine yapay zekânın derinlemesine entegrasyonu, büyük veri üzerinde yapılan analizlerle dolandırıcılık tespiti, kişiselleştirilmiş finansal hizmetler ve e-ticarette müşteri davranış analitiği gibi alanlarda yüksek katma değer yaratmaktadır. Bu temada, sektördeki yüksek olgunluk seviyesinin Ar-Ge çıktılarının hızla ticarileşmesine imkan tanıması beklenmektedir.
İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik teması, küresel Yeşil Mutabakat hedefleriyle tam uyumludur. Enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının optimizasyonu, karbon ve su ayak izinin azaltılmasına yönelik modeller ve atık yönetimi gibi alanlarda geliştirilecek yapay zekâ çözümleri desteklenmektedir. Bu projeler sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel bir dönüşümün de öncüsü olma misyonunu taşımaktadır.
Akıllı Eğitim Teknolojileri, öğrenme süreçlerinin her birey için kişiselleştirildiği ve eğitimde kalitenin veri odaklı artırıldığı bir gelecek vizyonunu desteklemektedir. Doğal dil işleme, bilgisayarlı görü ve derin öğrenme teknikleri kullanılarak akıllı sınıf uygulamalarının geliştirilmesi ve eğitsel veri ambarlarının yapay zekâ ile işlenerek yönetim sistemlerinin iyileştirilmesi bu kapsamdaki temel hedeflerdir.
1711 programının başarı anahtarı, katılımcıların rollerinin ve sorumluluklarının net bir şekilde tanımlandığı konsorsiyum modelidir. Başvuru yapacak yapının en az dört temel bileşeni içermesi zorunludur.
Müşteri Kuruluş: Ar-Ge tabanlı çözüme ihtiyaç duyan, Türkiye’de yerleşik büyük ölçekli veya KOBİ statüsündeki sermaye şirketidir. Müşteri kuruluş, ihtiyacını net bir şekilde ortaya koymak, gerekli veriyi sağlamak ve çözümün sahada uygulanması için çalışma ortamı oluşturmakla yükümlüdür. Projenin yürütücüsü ve ticarileşme taahhüdünü veren temel aktördür.
Teknoloji Sağlayıcı Kuruluş: Proje kapsamındaki Ar-Ge çalışmalarını yürüten ve ürünü geliştiren, Türkiye’de yerleşik en az bir KOBİ ölçeğindeki sermaye şirketidir. Bu kuruluşlar, teknik uzmanlıklarını projeye katarak çözümü somut bir teknoloji haline getirirler.
Teknoloji Sağlayıcı Kurum: Üniversite araştırma laboratuvarları, merkezleri veya kamu araştırma enstitüleridir. Akademik bilgi birikimini projeye aktararak modellerin bilimsel geçerliliğini sağlarlar. Üniversite ortağının en az bir yapay zekâ geliştirme iş paketinden sorumlu olması zorunlu bir kuraldır.
TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü (YZE): Konsorsiyumun vazgeçilmez bir parçasıdır. YZE, projede teknik koordinasyon, kalite kontrol ve bilginin ekosisteme transferi süreçlerinden sorumludur. Proje başvurusu öncesinde YZE ile bir İş Birliği Protokolü imzalanması başvurunun kabulü için temel şarttır.
Çağrı kapsamında sunulacak projeler, belirli bir zaman dilimi ve bütçe çerçevesinde yapılandırılmaktadır. Proje süresi toplamda en fazla 24 ay olarak belirlenmiştir. Destek süresi bittikten sonra başlayan ve 60 aya kadar sürebilen ticarileşme izleme süresi, projenin sadece teknik başarısını değil, ekonomik etkisini de takip altına almaktadır.
Desteklenen gider kalemleri, projenin Ar-Ge karakterini korumak amacıyla titizlikle belirlenmiştir. Teknoloji sağlayıcı sermaye şirketleri ve üniversiteler için şu giderler desteklenmektedir :
Personel giderleri (araştırmacı, teknisyen vb. personelin projeye ayırdığı süre oranında),
Bursiyer giderleri (lisans, yüksek lisans, doktora öğrencileri ve doktora sonrası araştırmacılar),
Seyahat giderleri (proje faaliyetleri kapsamındaki ulaşım ve konaklama),
Danışmanlık ve hizmet alımı giderleri (proje dışı uzmanlık ihtiyaçları),
Alet, teçhizat, yazılım ve yayın alım giderleri,
Malzeme ve sarf giderleri,
Üniversiteler için kurum hissesi ve proje teşvik ikramiyesi (PTİ),
Mikro KOBİ ölçeğindeki teknoloji sağlayıcılar için %20 oranında Genel Gider Desteği.
Müşteri kuruluşun projedeki rolü daha çok uygulama ve veri sağlama odaklı olduğu için, sadece geliştirilecek teknolojinin şirket bünyesine kazandırılması amacıyla harcayacağı iş gücü desteklenmektedir. Bu desteğin üst sınırı 18 adam-ay olarak sınırlandırılmıştır.
Finansman modeli, hibe esasına dayanmakta ve "Kabul Edilen Harcama Tutarı" üzerinden belirli oranlarda uygulanmaktadır. Müşteri kuruluşun büyüklüğüne göre destek oranları şu şekilde değişmektedir :
Müşteri kuruluş büyük ölçekli ise: TÜBİTAK, teknoloji sağlayıcıların kabul edilen harcamalarının %60’ını hibe olarak karşılar. Kalan %40’lık kısmın %20’sini müşteri kuruluş öder, %20’sini teknoloji sağlayıcı kendisi karşılar.
Müşteri kuruluş KOBİ ise: TÜBİTAK desteği %70’e yükselir. Müşteri kuruluş harcamaların %10’unu karşılar, teknoloji sağlayıcı ise %20’lik payını korur.
Üniversiteler ve Kamu Araştırma Merkezleri için destek oranı %100’dür. Bu kurumların harcamalarının %10 veya %20’lik kısmı (müşteri kuruluş ölçeğine göre) müşteri kuruluş tarafından ödenir, geri kalan tüm tutar TÜBİTAK tarafından hibe olarak verilir.
Müşteri kuruluşun kendi personeli için talep ettiği destek oranı ise %60’tır. Ayrıca, sermaye şirketlerine talep etmeleri durumunda kabul edilen bütçenin %25’ine kadar ön ödeme (avans) imkanı sunulmaktadır.
1711-YZE-2025 kodlu güncel çağrı dosyası, başvuruların kalitesini ve ekosisteme katkısını artırmak için belirli limitler ve özel şartlar getirmektedir. Bu bilgiler projelerin kurgulanması aşamasında hayati önem taşımaktadır.
Bütçe Limitleri:
Başvurulan projelerin toplam bütçesi (Genel Gider, PTİ ve Kurum Hissesi hariç) en fazla 7.500.000 TL (Yedi milyon beş yüz bin Türk Lirası) olabilir. Bazı kaynaklarda farklı rakamlar (10 Milyon TL gibi) görülse de, 2025 yılı çağrı metninde net bütçe sınırı bu şekilde tanımlanmıştır.
Başvuru Takvimi:
Çağrı açılış tarihi: 15 Mayıs 2025.
Kuruluş bazlı ön kayıt son tarihi: 1 Eylül 2025, saat 17:30.
PRODİS üzerinden proje başvurusu son tarihi: 3 Eylül 2025, saat 23:59.
Personel ve Mezuniyet Şartları:
Konsorsiyumda yer alan her bir kuruluşta (Müşteri ve Teknoloji Sağlayıcılar), proje konusu ile ilgili en az lisans derecesine sahip asgari bir proje personelinin bulunması zorunludur. Bu şartı sağlamayan projeler değerlendirmeye alınmaksızın reddedilir.
Üniversite ortağında görev alan akademisyenler, eğer kendilerine ait bir şirket varsa, aynı anda hem üniversite hem de şirket adına projede görev alamazlar. Sorumluluklar ve iş tanımları net bir şekilde ayrılmalıdır.
Teknoloji sağlayıcı KOBİ'ler, üniversitelerde görev yapan akademik personeli kendi bünyelerinde "çalışan" olarak beyan edemezler.
Özel Başvuru Şartları:
Kuruluşlar, kendi bünyelerinde zaten üretmekte oldukları veya daha önce ürettikleri bir ürünün aynısını teknoloji sağlayıcıya ürettirmek için başvuru yapamazlar.
Müşteri kuruluş ve teknoloji sağlayıcı kuruluşlar arasında "ilişkili kişi" kapsamında bir bağ (ortaklık, akrabalık vb.) bulunmamalıdır.
Proje başvurusu öncesinde tüm konsorsiyum üyelerinin YZE ile iletişime geçerek çağrı alanlarına uygunluk konusunda mutabık kalması ve İş Birliği Protokolünü imzalaması bir zorunluluktur. Bu sürecin uzun sürebileceği göz önüne alınarak, protokol işlemleri için hazırlıklara erkenden başlanmalıdır.
Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (KOÜ TTO A.Ş.), sanayi kuruluşlarının yeşil dönüşüm ve teknolojik gelişim süreçlerindeki ihtiyaçlarını, üniversitemizin güçlü akademik potansiyeliyle buluşturan stratejik bir "köprü" görevi üstlenmektedir.
Ar-Ge odaklı projelerinizde sunduğumuz temel hizmetlerimiz:
Akademik Eşleştirme ve Uzman Danışmanlık: Projelerinizin bilimsel ve teknik aşamalarında, üniversitemiz bünyesindeki yetkin akademisyenlerle eşleştirme yaparak danışmanlık süreçlerinizin koordinasyonunu sağlıyoruz.
Laboratuvar ve Altyapı Erişimi: Sanayicilerimizin ileri teknoloji altyapısına ulaşımını kolaylaştırıyoruz. Malzeme karakterizasyonu, enerji teknolojileri ve çevresel analizler gibi alanlarda, üniversitemiz laboratuvarlarını teknik bir arayüz desteğiyle hizmetinize sunuyoruz.
Kurumsal Eğitim ve Kapasite Geliştirme: Kuruluşların yenilikçi vizyonlarını desteklemek amacıyla; ihtiyaç duyulan teknik alanlarda ve güncel teknolojik gelişmeler ışığında akademik temelli eğitim programları düzenliyor, personelin yetkinlik dönüşümüne rehberlik ediyoruz.
Akademik uzmanlığımızı sanayi vizyonunuzla birleştirerek ortak başarı hikayeleri yazmaya hazırız. Her türlü iş birliği talebiniz için uzman kadromuzla Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Yerleşkesi’nde hizmet vermekteyiz.
Çağrı Anasayfasına Ulaşmak için Tıklayınız.
Güncel Çağrı Dökümanına Ulaşmak için Tıklayınız.
İş birliği potansiyellerini uçtan uca değerlendirmek ve projelerinizde üniversite paydaşlığını başlatmak için Talep Değerlendirme Anketini doldurabilirsiniz.
Hizmet kapasitemiz, akademik eşleştirme ve laboratuvar erişim süreçleri hakkında detaylı görüşme sağlamak için İletişim Sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.